Sefer değil, çile!

Antalya’da toplu ulaşım artık bir aksaklık değil, düpedüz çöküş yaşıyor. Son yapılan düzenlemeyle otobüs seferleri azaltıldı, saatler değişti. Tabi ne duyuru var ne bilgilendirme... Vatandaş bunu işe, okula gitmeye çalışırken öğreniyor, “belki gelir” umuduyla saatlerce durakta bekliyor.

Bu mudur hizmet?

Özellikle Aksu ve Döşemealtı gibi merkeze uzak ilçelerde insanlar resmen kendi kaderine terk edildi. Sefer sayısı azaltıldığı yetmezmiş gibi bazı araçlar bahaneler üreterek sefere çıkmıyor. Çıkanlar da keyfine göre güzergah ihlali yapıyor. Şoföre soruyorsunuz, dalga geçer gibi “Benden sonraki otobüs güzergaha uyar” diyor. Şikayette bulunuyorsunuz; cezai işlem yok, sorumluluk alan hiç yok.

Resmen keyfi mesai uyguluyorlar.

Bu konuyu ilk kez yazmıyorum.
Aylarca, defalarca, bıkmadan usanmadan uyardım.
Sistemin çöktüğünü, vatandaşın mağdur edildiğini, denetimin sıfır noktasında olduğunu anlattım.
Ama değişen hiçbir şey yok.
Çünkü bu şehirde ulaşımı yönetenler ne duyuyor, ne görüyor, ne de umursuyor.

Bu kadar uyarıya rağmen aynı hataların tekrar edilmesi basit bir ihmalkarlık değil; bu, vatandaşı bile isteye mağdur eden bilinçli bir vurdumduymazlıktır.
Bu şehrin insanını saatlerce durakta bekletmek, onların zamanını çalmak, işini gücünü aksatmak normalleştirildi.
Bu kabul edilemez.

Çünkü görünen tablo artık tek bir gerçeğe işaret ediyor;
Bu şehirde ulaşım yönetilmiyor. Yönetiliyormuş gibi yapılmıyor bile. Tam anlamıyla salınmış vaziyette.

Antalya’nın bugün yaşadığı tam olarak budur; yönetim zafiyeti.
Ve bu zafiyet artık insanların hayatını doğrudan etkiliyor.

Kısacası Antalya’da, yönetim anlayışı ulaşım konusunda sorumluluk almıyor. Bu sorumsuzluğun bedelini de saatlerce duraklarda bekleyen Antalyalılar ödüyor.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }