Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yönetmeliğe eklenen madde ile tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan arazilerin ülkenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere kullanılabilmesinin önü açıldı. Bu kararı değerlendiren Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. Dursun Büyüktaş,  zeytinliklerin maden ocakları uğruna talan edileceğini söyledi. Büyüktaş, zeytinliklerin talan edilmesinin kamu vicdanını yaralayacağını ifade eden Büyüktaş, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve yasal yollardan mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

ZEYTİNLİKLER TALAN EDİLECEK

Devlet öldürmez! Devlet öldürmez!

Yönetmeliğin, çağı yakalayamayan zihniyetin ürünü olduğunu söyleyen Dursun Büyüktaş, “Zeytinlikler, kömür ocakları uğruna talan edilecektir. Dünyanın gelişmiş ülkeleri fosil yakıtlarının sera gazı salınımını azaltılması yönünde adımlar atarak, yenilenebilir enerji kaynaklarını ön plana çıkararak yatırım yaparken; 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde böyle bir yönetmeliğin yayınlanması çağı yakalayamayan bir zihniyetin ürünüdür. Yönetmeliğin ilgili maddesinde bozulan zeytinliklerin faaliyetin bitiminden sonra sahayı rehabilite ederek eski haline getirileceğine yönelik verilen taahhüt ise, kamuoyundan gelebilecek tepkilerin nisbeten yumuşatılmasına yöneliktir. Böyle bir rehabilitasyonla zeytinliğin başlangıçtaki halini alması hiçbir zaman olanaklı değildir. Diğer bir kamuoyu aldatma hilesi ise, zeytin ağaçlarının taşınması ile ilgilidir. Fiziksel olarak zeytin ağaçlarının taşınması mümkün olsa da, zeytin ağalarının yetiştiği ekolojik çevreyi taşımak kesinlikle olanaklı değildir” dedi.

BİLİMSEL İLKELERE AYKIRI

Tarım alanı sınırlı zeytin ağaçlarının talan edilmesinin bilime aykırı olduğunu vurgulayan Büyüktaş, “Zeytinin anavatanı Anadolu olup ülkemizin de sadece Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerinde yetişebilmekte ve eksi 8 dereceden daha soğuk yerlerde yetiştirilmesi mümkün olmamaktadır. Zeytinlik alanlar, ülkemizin tarım alanlarının ise yalnızca yüzde 3’ünü oluşturmaktadır. Dolayısıyla yetiştirme alanı bu kadar sınırlı olan zeytin alanlarının enerji amaçlı talan edilmesi bilimsel ilkelere de aykırıdır. Ülkemiz 188 milyonluk zeytin ağacı sayısı ile İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra dünyada dördüncü sıradadır. Hem sofralık hem de zeytinyağı olarak kullanımının ülkemiz mutfağında giderek artışına bağlı olarak zeytinlik alanların da artırılması gerekirken bu yönetmelikle tam tersi bir tutum izlenmektedir. Ege ve Akdeniz bölgelerimizde doğal bitki örtüsü olarak da çoğunlukla eğimli arazilerde yayılım gösteren zeytinlik alanlar, bu bölgelerde madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak doğa tahribatları ile erozyon, yüzey akış ve yeraltı sularındaki değişimler ile sulama ve içme amaçlı kullanılan su kalitelerini de etkileyecektir” ifadelerini kullandı. 

KAMU VİCDANINI YARALAR

Durumun kabul edilemez olduğunu belirten Büyüktaş, şöyle konuştu: “Bu yönetmelikle zeytinlik olarak kullanılan tarım alanlarının sermayeye peşkeş çekilmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizin enerji ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanmasına yönelik yatırımlar elbette yapılmalıdır. Ancak bunu yaparken tarımsal kaynaklarımızın sürdürülebilir kullanımı esas alınmalıdır. 3573 sayılı zeytincilik kanununa aykırı olarak maden yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kanunun arkasından dolanılarak zeytinliklerin talan edilmesi kamu vicdanını yaralar ve kabul edilemez. Son 25 yılda 7 kere zeytin kanununu değiştirmeye çalışan anlayış bugün maden yönetmeliğinde değişiklik yaparak amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Antalya’daki meslek kuruluşlarının ve Odamızın zeytinliklerin korunması ile ilgili verdiği mücadeleler hafızalardadır. Antalya’da zeytinlikleri yok etmeye yönelik her türlü girişime yasal yollarla engel olmaya çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz”.  

Editör: Yağmur Naz Yıldırım