Halkın satın alma gücünün her geçen gün düştüğüne dikkat çeken Mehmet Balık, zamlar sürdüğü sürece asgari ücretten alınan verginin kaldırılmasının bir şey değiştirmeyeceğini ve dar gelirli vatandaşların yoksullaşmaya devam edeceğini söyledi.

HALK YOKSULLAŞTI

Başkan Kotan, miniklerle 23 Nisan'ı kutladı Başkan Kotan, miniklerle 23 Nisan'ı kutladı

AK Parti’nin oy kaybı endişesiyle olumlu adımlar attığını ifade eden Mehmet Balık, “Tüm emekçilerin 19 yıldır kemer sıkma politikasına kurban gittiğini, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan yurttaşların gıdasındaki, suyundaki, elektriğindeki ve doğalgazındaki vergilerin ve zamların altında ezildiğini her fırsatta dile getirdik. İktidarın emekçi ve işçi düşmanı politikalarına ve sermayeye yönelik çıkarlarına, kamu kaynaklarını patronlara aktaran ve özelleştirmelerine karşı çıktık. Yıllarca ekonomik istikrar vaadiyle tek başına iktidar olanlar son zamanlarda oy kaybı endişesiyle kısmı olumlu sayılacak adımlar atmaktadır. AK Parti iktidarının ekonomi politikaları düşük gelirli kesimleri ile yüksek gelirliler arasındaki uçurumun büyümesine, gelir dağılımının zenginler lehine, yoksullar aleyhine bozulmasına neden olmuştur. Halkın geliri yıllardır enflasyondaki artışa paralel olarak artmadığından sürekli yükselen fiyatlar karşısında satın alma güçlerini koruyamamış ve her geçen gün yoksullaşmıştır. AK Parti bugüne kadar sadece yerli ve yabancı sermayenin değil, aynı zamanda siyasi cambazlığı sayesinde nüfusun en yoksul kesimlerinin de desteğini arkasına alma becerisi göstermiştir” dedi.

HER LOKMANIN YÜZDE 8’İ VERGİ

Açlık sınırının 3 bin 890 liraya çıktığını söyleyen Balık, “Ancak AK Parti hızla bu desteğini kaybetmiştir. Asgari ücretle geçinmeye çalışanlar ekonomik yıkım nedeniyle geçinememektedir. Sokaklarda metrelerce uzayan halk ekmek kuyrukları, marketlerde kotalı satış dönemi ve hiperenflasyona giden ekonomi karşısında iktidar çaresizce tüm çalışanları asgari ücrete kadar vergi dışı bırakmaya zorlamıştır. Yıllardır açlık ve yoksulluğu ve halkın enflasyonunu çarşıda ve pazardaki gerçekçi rakamlara göre belirledik. Kasım ayı açlık sınırı 3 bin 890 liraya yoksulluk sınırı da 13 bin 97 liraya çıktı.  Halkın enflasyonu da yüzde 51 olmuştur. Asgari ücrete TÜİK’in kasım ayı enflasyonu yüzde 21,31 oranında değil, Kamu-Ar’ın enflasyonu oranında zam yapıldı. Ekonomide durdurulamayan kötü gidişata karşı ve artan enflasyon karşısında AK Parti iktidarının asgari ücreti 4 bin 253 TL’ye çıkarması ve vergi dışı bırakması kısmen olumludur. Ancak asgari ücretin en düşük memur maaşı 4 bin 978 lira olmasını talep etmiştik. Açlığını ve yoksulluğun cenderesinde sıkışan emekçiler evden çıkmadan sofraya oturduğunda tabağında her lokmanın yüzde 8’ini yemeden önce vergi vermektedir” diye konuştu.

ENFLASYON DURDURULMALI

Enflasyon durdurulamadığı sürece yoksullaşmanın durdurulamayacağını belirten Balık, şöyle konuştu: “Ekmek ve açıktan satılan bakliyatlar gibi temel gıda maddelerinden yüzde 1, gıda ürünlerinin çoğunda yüzde 8 oranında KDV alınmaktadır. Gıda üzerindeki ve zorunlu ihtiyaçlar üzerindeki vergiler kaldırılmalıdır. Elektriğe, doğalgaza, yakıta ve gıdıya zam üstüne zam yağıyor. Yeni yıla girmeden ülkede Motorlu Taşıtlar Vergisi, Özel İletişim Vergisi, Emlak Vergisi sırasıyla % 25, %36,20, %18,1 oranında zamlanması kabul edilemez. TL enflasyona karşı buharlaşıp zamlar sürerken hükümetin asgari ücretli üzerindeki vergi ve harçları kaldırması önümüzdeki yıl çok da işe yaramayacaktır. Gelirlerini enflasyon oranında artırmadığı ve enflasyon durdurulamadığı sürece dar gelirliler mutlak yoksullaşacaktır. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; bugün başta asgari ücretliler olmak üzere, tüm emekçi ücretlilerinin enflasyon karşısında ezildiğini, alım güçlerinin düştüğünü ve gelir dağılımında adaletsizlik yaşandığını belirtiyoruz ve iktidarın vergi olayını siyaset kurnazlığı olarak değerlendiriyoruz”.

Editör: Yağmur Naz Yıldırım